DEHB denildiğinde akla çoğu zaman sınıfta yerinde duramayan, sürekli hareket eden bir erkek çocuk gelir. Bu klişe, kız çocuklarında ve kadınlarda DEHB'nin uzun yıllar gözden kaçmasına neden olmuştur. Kızlarda belirtiler çoğunlukla daha sessiz seyreder; dikkat güçlüğü ön plandadır ve çevreyi rahatsız eden davranışlar daha azdır. Bu yüzden birçok kız çocuğu tanı almadan büyür ve zorluklarını yetişkinliğe kadar tek başına taşır. Bu sayfada, kız çocuklarında ve kadınlarda DEHB'nin nasıl görünebileceğini anlatıyoruz.
Neden gözden kaçar?
Sessiz belirtiler
Kız çocuklarında DEHB'nin en sık görülen biçimi, dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tablodur. Bu çocuklar derste hayal kurar, öğretmeni dinliyormuş gibi görünürken zihinleri başka yerlerdedir. Sınıfı rahatsız etmedikleri için öğretmenin dikkatini çekmezler.
Telafi etme çabası
Birçok kız çocuğu, zorluklarını aşırı çabayla telafi etmeye çalışır. Ders çalışmaya yaşıtlarından çok daha fazla zaman ayırır, mükemmeliyetçi bir tutum geliştirir, hatalarını gizlemeye çalışır. Notları iyi olabilir; ancak bu başarı büyük bir yorgunluk ve kaygı pahasına gelir.
Belirtilerin başka şeylerle karıştırılması
Kızlarda DEHB belirtileri sıklıkla kaygı, depresyon ya da "hassas mizaç" olarak yorumlanır. Duygusal tepkilerin yoğunluğu, ergenlikteki hormonal değişikliklere bağlanabilir. Bu nedenle tanı yıllarca gecikebilir.
Kız çocuklarında dikkat çeken belirtiler
- Derste dalgınlık, hayal kurma, öğretmenin sorusunu duymama
- Yönergeleri kaçırma, sınıf etkinliğinde ne yapılacağını bilmeme
- Ödevlere çok uzun zaman ayırma, ödev saatinde ağlama
- Dağınık çanta, kayıp eşyalar, unutulan defterler
- Çok konuşma, konudan konuya atlama, sözü kesme
- Arkadaş ilişkilerinde yanlış anlaşılma, gruptan dışlanma hissi
- Eleştiriye karşı yoğun duyarlılık, çabuk ağlama
- Utangaçlık ya da tersine aşırı sosyallik
Ergenlikte
Ergenlik, kızlarda DEHB belirtilerinin daha karmaşık bir görünüm kazandığı dönemdir. Artan ders yükü, sosyal ilişkilerin önem kazanması ve beden imajıyla ilgili kaygılar, belirtilerin yarattığı zorlukları artırır. Bu dönemde kaygı, depresyon, yeme sorunları ve düşük özgüven DEHB'ye eşlik edebilir.
Bazı genç kızlarda belirtiler adet döngüsüyle birlikte dalgalanma gösterebilir. Dikkat güçlüğü ve duygusal dalgalanmaların belirli dönemlerde arttığını fark eden gençler, bu durumu değerlendirmede hekimle paylaşabilir.
Kaygı ya da depresyon için tedavi gören ama beklenen yararı göremeyen genç kızlarda ve kadınlarda, altta yatan bir DEHB olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir.
Kadınlarda DEHB
Birçok kadın DEHB tanısını yetişkinlikte, çoğu zaman kendi çocuğu değerlendirilirken ya da hayatındaki sorumluluklar ağırlaştığında alır. Üniversite, iş hayatı, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi dönemler, yıllarca telafi edilen belirtilerin artık yönetilemez hâle geldiği zamanlar olabilir.
Kadınlarda sık görülen belirtiler şunlardır:
- Ev ve aile düzenini sürdürmekte sürekli zorlanma, bunun yarattığı suçluluk duygusu
- Zaman yönetiminde güçlük, randevuları ve önemli tarihleri unutma
- Birçok işi aynı anda yürütmeye çalışırken hiçbirini bitirememe hissi
- Yorgunluk ve tükenmişlik
- Duygusal dalgalanmalar, öfke ve hayal kırıklığına karşı düşük tolerans
- "Herkes yapabiliyor da ben neden yapamıyorum" düşüncesi
Geç tanının etkileri
Yıllarca tanı almadan yaşamak, birçok kadında olumsuz bir benlik algısına yol açar. Kendini sorumsuz, dağınık ya da yetersiz olarak tanımlayan, sürekli kendini eleştiren bir iç ses gelişebilir. Tanı, bu kadınlar için çoğu zaman bir rahatlama ve kendini yeniden tanıma fırsatıdır.
Geç tanı aynı zamanda kayıp yılların yasını da beraberinde getirebilir. "Daha önce bilseydim neler farklı olurdu?" sorusu, tanı sonrasında sık karşılaşılan bir duygudur. Bu duyguları bir uzmanla konuşmak, sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasına yardımcı olur.
Değerlendirme yaparken
Kız çocuklarında ve kadınlarda DEHB değerlendirmesi yapılırken belirtilerin sessiz ve içe dönük doğası göz önünde bulundurulmalıdır. Öğretmen gözlemleri yanında çocuğun kendi anlattıkları, ödev saatindeki zorluklar ve duygusal belirtiler de değerlendirmeye katılır. Yetişkin kadınlarda ise çocukluk dönemine ait karneler, aile bireylerinin anlattıkları ve günlük hayattaki zorluklar ayrıntılı olarak ele alınır.
Ebeveynler ve öğretmenler neye dikkat etmeli?
Kız çocuklarında DEHB'yi fark etmenin yolu, yalnızca davranışlara değil, çocuğun iç dünyasına da bakmaktır. Ödev için harcanan zamanın yaşıtlarına göre çok uzun olması, sınavlardan önce yoğun kaygı, sık sık "aptalım" ya da "yapamıyorum" gibi cümleler kurması, arkadaş ilişkilerinde sık kırılması dikkat edilmesi gereken işaretlerdir. Sessiz ve uyumlu görünen bir çocuğun içten içe zorlanıyor olabileceğini akılda tutmak gerekir.
Öğretmenlerin derste hayal kuran, tahtaya kalktığında donan ya da ödevlerini sürekli eksik getiren ama sınıfı rahatsız etmeyen öğrencileri de gözlem listelerine eklemesi, bu çocukların erken fark edilmesine yardımcı olur.
Ailelerin de kendi çocukluk deneyimlerini gözden geçirmesi zaman zaman yol gösterici olur. Kızında benzer zorlukları fark eden birçok anne, kendi okul yıllarında yaşadığı dalgınlığı, ödev saatlerindeki gözyaşlarını ve sürekli yetişememe hissini hatırlar. Bu farkındalık hem çocuğun değerlendirilmesine katkı sağlar hem de annenin kendi için destek aramasına kapı aralayabilir.
Okul rehberlik servisinin yıllık gözlem notları da bu konuda değerli ipuçları taşıyabilir.
Kızım çok başarılı bir öğrenci, yine de DEHB olabilir mi?
Olabilir. Bazı kız çocukları belirtilerini yoğun çaba ve mükemmeliyetçilikle telafi eder. Başarının yanında aşırı yorgunluk, ödev saatlerinde gözyaşı ve yoğun kaygı varsa değerlendirme yapılması yararlı olur.
Kadınlarda DEHB belirtileri erkeklerden farklı mıdır?
Temel belirtiler aynıdır; ancak kadınlarda dikkat güçlüğü ve duygusal belirtiler daha ön planda, dışa dönük hareketlilik ise daha geri planda olabilir. Bu fark, tanının gecikmesine yol açabilir.
Annesinde DEHB olan bir kız çocuğunda risk artar mı?
DEHB'nin ailesel geçişi güçlüdür. Ebeveynlerden birinde DEHB olması, çocukta da görülme olasılığını artırır; bu nedenle aile öyküsü değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.




